Denize Donla Girenler, Slip mayo giyen erkekler ve Suriyeli Kardeşlerimiz




Bundan iki gün önce denize gittim. Sabah saat sekizde. Deniz çok güzeldi. Zaten çok az insan vardı. Keyfimin yerinde olduğu anlaşılmasın bu yazdıklarımdan. Keyfim yerinde değil. Sadece sabahları artık erken kalkıyorum. Kendimi oyalamak için şeyler yapıyorum. İş arıyorum. İngilizce çalışıyorum. Erkan yatıp erken kalkıyorum. Belki 10 senedir. Düzeni olmayan hayatıma bir düzen getirmeye çalışıyorum. Bir şeyleri başarmaya gayret ediyorum. Daha önceki yanlışlarımdan ders çıkarmak istiyorum. Çabalıyorum. Bu çabam yeterli değil biliyorum. Ama yine de uğraşıyorum. Amacım doğru işi bulmak değil. O aşamadan geçtim. Sadece çeşitli hayallerime ulaşırken yardımcı olacak maddi bir getiri getirecek bir ‘’şey’’ arıyorum. Eşik atlamama destek olacak bir kaldıraç arıyorum. Neyse bu konuyu geçelim.
Sadece yazmak istediğim bir şey vardı bugün, içimde kalan. Kumsala, belediyenin yaptığı tahtadan şezlonga havlumu attım. (Geldim geleli ilk defa burayı kullanacağım.)  Yüzdüm ve dinlenmeye, güneşlenmeye aynı zamanda anlamasam da The Metamorphosis kitabını okumaya başladım. Kalkacağım sıralarda arka tarafıma cankurtaran geldi. O da banka oturup kıyafetlerini değiştirdi. Ben gitmeye hazırlanırken yan tarafımdan 3 tane genç geldi. Gençlerden biri kiloluydu ve yeşil bir don giymişti. Diğer ikisi şortluydu. Aslında ben onun donlu oluşunu bile fark etmedim. Cankurtaran kardeş eliyle onları yanına çağırdı. Yanına çağırma şekline ve tavırlarına bakacak olursak ya onları tanıyordu ya da onların ‘’konumunu’’ bilir haldeydi.  Yanımıza geldiklerinde donlu olanı yüksek perdeden ‘don giymemesi’ konusunda uyardı. Çocukların Suriyeli olduğunu o zaman anladım. Kendisinin de donunun haricinde ıslak bir de şortu vardı. Şortu olmasına rağmen donu ile yüzmüştü. Bu şekilde de sahilin kenarından yürüyorlardı. Cankurtaran yasak olduğunu söyledi, ayrıca milletin anası bacısı var diyerek kendisine çıkıştı. Tüm bunlar benim karşımda oldu. Çocuk da (ki aslında çocuk değil karşıdakiyle yaşıt sayılabilirdi) herhangi bir itirazı olmadan şortunu giymeye başladı. Ben de öylece baka kaldım. Bir şey demek istedim ama ağzımdan herhangi bir laf çıkmadı. Benim dünya görüşüme, hayata bakışıma, benim pencereme göre burada o cankurtaranın tavırlarına ve duruşuna karşı çıkmam gerekirdi. Ülkede bir Suriyeli nefreti almış başını giderken. Ben bunu görürken ve içten içe üzülürken bu durum benim tüm gerçeklerime aykırıydı. Bir şey demedim. Kendi kendime bir iç konuşma yapıp çocukların savunulacak bir tarafının olmadığını gördüm. Öbür tarafın çok küçük bir zaafının kullanıldığının farkındaydım ama pek de masum sayılmazlardı. Yine de  cankurtaran aynı tavrı aynı yaştaki Türk çocuklarına gösterebilir miydi? Peki ben geçen Pazar günü kıyafeti ve donuyla denize giren insanları yine aynı sahillerde görmemiş miydim? Bu kural onlara neden uygulanmamıştı. Muhtemelen onların bir kısmı da  Türktü. Bu durumun, bu tartışmanın sadece Suriyelilerle ilgisinin olmadığını da biliyorum. Yıllar önce Suriyeliler ülkenin gündeminde değilken de Donla denize girme tartışması vardı. O zaman Leman ya da Penguen yazarları donlu vatandaşlardan yana tavır alarak denize donlarıyla girip bir protesto yapmışlardı. Küçüktüm ama anımsıyorum. Yani bu tartışma yeni değil. Yeni olan bizim kendi geçmişimizi unutup sadece Suriyelilerin kötülüklerini görmemiz. Aslında o da yeni değil ya neyse!

Sonra bunun bir ahlak kuralı ya da en azından toplumun bir normu olduğunu düşündüm. Denizdeyiz. Kumsaldayız. Yazılı olmayan belli başlı kurallara uymalıyız. Çünkü toplumsal halde yaşıyoruz. Toplum halinde yaşamanın avantajları ve dezavantajları var. Bu da o gruba dahil. Sonra düşündüm. Bana ters gelse de slip mayo giyen bir erkek grubu da var. Donla denize girilmesine karşıysak buna da karşı gelmemiz gerekmiyor mu? Slip mayo bir tercihken don biz zorunluluk gibi duruyor. Ciks abi ve amcalarımız slip mayosuyla tüm kumsalı selamlarken neden aynı hassasiyeti göstermiyoruz.  Daha doğrusu göstermeli miyiz?  Benim gibi amansız bir anarko liberalin bu konuda hangi tarafta olacağını kestirmek zor olmasa gerek. Bunlardan birini yapıyor ya da yapmıyorsak neden yapmıyoruz? Ben orda her türlü yanlışlarına rağmen o çocukları savunmalı mıydım? Slip mayo giymek normalken donla denize girmek neden normal değildi. Birini olumlayan diğerini neden olumlamıyordu? Hadi onu geçtim anamız bacımız sadece donla denize girenlere mi var? Yoksa slip mayo giyenlere karşı o kadar da anamız bacımız yok mu?  Slip mayo giyen erkekten zarar gelmez mi? Onlar berkecan ve meriçcan mı yoksa?  Öte yanda ikisine birden karşı olacaksak kadınların bikini ve mayo giymelerine neden karşı değiliz, çizgiyi nerede çekeceğiz? Anlaşılan insanlar en hafif tabiri ile çizgiyi estetikten yana çekmiş. Estetik burada görünmez bir çizgi gibi bizleri sınırlıyor. Bu estetik kaygının altında Suriyelilere yatan ırkçılık olduğunu samimi olan herkes de biliyor.

Comments

Popular Posts